Öylesine arşivi

Üç Hoş PVC Bayan

Garip bir başlık olduğunun farkındayım. Ama yazının, sahip olduğum manga figürleriyle ilgili olduğunu söylersem başlık sizin için anlam ifade etmeye başlayacaktır sanırım.

Figür koleksiyonculuğuyla ilgili yazılarımda yer yer manga tarzında figürler toplamaya başladığımdan bahsetmiştim. Manga kızlarının dayanılmaz bir cazibesi olduğunu inkar etmeyeceğim ama tarz olarak mangayı seçmemin asıl nedeni Japon çizgiroman kültürüne duyduğum hayranlığın yanı sıra dişi manga figürlerinin estetik açıdan da tatmin edici çizgilere sahip olması.

Fazla söze gerek yok…
Sizleri manga koleksiyonumun altın kızlarıyla tanıştırmaktan mutluluk duyarım: »”Üç Hoş PVC Bayan”

Yorum yaz

Bekarlığa Veda…

Düğün yaklaşıyor. 7 Şubat bekar hayatıma veda edeceğim önemli bir dönemeç olacak benim için; yeni bir hayat başlayacak.

Davetiye seçimiydi, ev bakmaydı, halı ve perde seçme derdiydi derken sanki kendimi freni boşalmış bir arabanın direksiyonunu tutmaya çalışıyormuşum gibi hissetmeye başladım. Yanlış anlamayın, bu durumdan şikayet ettiğim yok; nişanlımı seviyorum ve evli bir çift olarak onunla aynı çatı altına girmek için sabırsızlanıyorum ama tüm bu hazırlıklar insanın başını döndürüyor işte.

Mobilyalar, beyaz eşya, manifatura ve züccaciye tamam. Düğün salonu da tutuldu. Heyecanına engel olup düğün öncesi hızlı tempoyu soğukkanlı bir şekilde atlatacak, düğün gecesini kazasız belasız, başarılı bir şekilde tamamlayacak Kemal‘i dışarı çıkarmak kaldı geriye, bir tek… O Kemal ise, içimde bir yerlerde.

Ne zor işlermiş ya… :)

Yorum yaz

Yeniliklerle Dolu Bir Ay

Aralık ayında gerçekleştirmek istediğim bazı şeyler var. Hayatıma yeni bir yön vermeyi düşünüyorum. Yazılım geliştirici olmamdan da kaynaklanan nedenlerle, sosyal hayatımın dışında kalan zamanın büyük bir bölümünü bilgisayar ve teknoloji ile ilgilenerek geçirdiğim için düşündüğüm yenilikler de genellikle bilgisayarla ilgili olacak. Bunları maddeler halinde sıraladım: »”Yeniliklerle Dolu Bir Ay”

Yorumlar (2)

Garaj Kültürü & Kaldırım Kültürü

İki gündür ofisten arkadaşım Enis ile birlikte üzerinde durduğumuz bir teori var…

Az çok bilirsiniz, Bill Gates, Steve Jobs gibi adamlar yeniyetmelik dönemlerinde ilk projelerini hep evlerinin garajlarında arkadaşlarıyla bir araya gelerek geliştirmişler. Keza bu örnek, sadece teknoloji alanıyla sınırlı değil; bugün kitleleri peşinden koşturan büyük müzik gruplarının hemen hepsi garaj kültüründen gelme, ilk demolar hep garajda hazırlanmış.

Amerikan banliyö evlerinde iyi ya da kötü, mutlaka bir garaj bulunur. Araba, bisiklet, çim biçme makinası ya da ev düzenlemesiyle ilgili araç gereçlerin yeri burasıdır. Tabii sadece depo vazifesi görmez bu garajlar; erkeğin egemenlik alanıdır aynı zamanda, banliyö erkekleri garajlarda bir şeylerle meşgul olmayı çok sever. Burası, bir nevi “kaçış noktasıdır” onlar için. »”Garaj Kültürü & Kaldırım Kültürü”

Yorum yaz

Darmadağın Şarkılar

Her insan, hayatında en az bir kez zor bir dönemden geçer; kastettiğim, insanların kendi karanlık köşelerine çekildiği, “paramparça” dönemlerdir. Bu kayıp zaman dilimlerinde, kimi insanlara, çekildikleri solgun köşelerde şarkılar eşlik eder, daha doğrusu kararmış hayatlarına fon müziği olur bazı şarkılar.

Bunları nereden mi biliyorum? 26 yıllık hayatımda sadece bir kez, neredeyse iki ay süren, sancılı bir süreçten geçtim… Daha önce yaşadığım üzüntü ve hayal kırıklıklarının hiçbiri beni yerden yere vuran bu zorlu süreç kadar yıpratmadı. Öyle ki hüngür hüngür ağladığım akşamları her hatırladığımda içim titrer. »”Darmadağın Şarkılar”

Yorumlar (5)

Sevdiğim Diziler

Dizi izlemeyi seviyorum. Hatta evde olduğum akşamlar tek keyfimin ekran karşısına geçip sevdiğim yabancı dizileri izlemek olduğunu söyleyebilirim. Dizi izlemek için her hafta televizyon karşısına geçme gibi bir alışkanlığım yok, bunun yerine bilgisayarıma indirdiğim bölümleri canım istediği zaman izlemeyi tercih ediyorum. İndirdiğim bölüm sayısına göre bazen bir hafta sonumu tek bir dizinin tüm sezonunu izlemeye ayırabiliyorum.

Bu yazıda biraz severek izlediğim dizilerden bahsedeceğim; belki birkaçını siz de biliyor ve izliyorsunuzdur, belki de bu yazıyı okuduktan sonra “dur bakalım nasıl dizilermiş, biz de görelim” diye merak ederek takip etmeye başlayacaksınız. Aşağıdaki liste, kendi keyfime göre sıralıdır. :) Yani ilk sıradakinin en çok sevdiğim dizi olduğunu kabul ederek listeyi okumaya başlayabilirsiniz. »”Sevdiğim Diziler”

Yorumlar (3)

Veysel Keber

Bu yazı sanat aşığı değerli bir asker emeklisi hakkındadır.
Kendini tanıttığı mektubunu burada yayınlamaktan büyük bir keyif ve mutluluk duyuyorum. Bana göndermiş olduğu çalışmalarına ait fotoğraflar da yazının içindedir. »”Veysel Keber”

Yorum yaz

Emekli Bir Astsubaydan Gelen Mektuplar

Uzunca bir aradan sonra… Merhaba!

Bir süredir iş yerimdeki çalışmalarımın yoğunluğu, sağlık sorunlarım, üniversite ve askerlikle ilgili işlerim nedeniyle günlüğümden uzak kaldım. Aslında meşgul olduğum bu işlerin hepsini ayrı ayrı günlüğüme yazacak olsam sayfalarca yazı ortaya çıkmış olacak. Ancak ben önceliği çok daha önemli ve yazmaya değer bir konuya vermek istiyorum.

Figür koleksiyonculuğu ile ilgili yazımı, okuyanlar hatırlayacaktır. O sıralar uğraşması fazlasıyla keyifliymiş gibi görünen bu hobi dalı son derece ilgimi çektiği için konuyla ilgili detaylı bir yazı hazırlamanın yararlı olabileceğini düşünmüştüm. Ülkemizde bu konuyla ilgilenen pek az insan olduğunu sanıyordum ama günlük tutmaya başladığımdan bu yana en çok yorum figür koleksiyonculuğundan bahsettiğim bu yazıma yapıldı ve ben yanılmış olabileceğimi anladım. »”Emekli Bir Astsubaydan Gelen Mektuplar”

Yorum yaz

Silahların Gölgesinde Geçen Bir Bayram

Bugün bayram. Kutlu olsun.

Bugün Adana’daki çocukların elinde hep silah var. Kitap ve kalem tutması gereken eller, taş fırlatan boy boy oyuncak silahları kavrıyor. Tüfekler, tabancalar, ağır makinalılar. Minicik ellerde.

Sokak lambasına bu silahlarla taş sıkan iki küçük doğulu çocuğu uyarıyorum: “Küçük, neden zarar veriyorsun devlet malına?“ Aldığım yanıt aynen şu: “Devlet malı artık bizim malımız!” Bunu bir mafya çetesinin üyesi edasıyla, tok bir sesle söylüyor. Karşımda bacak kadar bir çocuk değil de azılı bir mahalle kabadayısı var sanki. »”Silahların Gölgesinde Geçen Bir Bayram”

Yorumlar (4)

Gönül Kebap

Geçen hafta Cuma günü kalabalık bir arkadaş grubuyla birlikte Gönül Kebap‘taydık. Aslına bakarsanız biraz araştırınca Adana’da keyifli kebap ve et yemekleri yenilebilecek sayılı yerlerden biri olduğunu anladığım Gönül Kebap’ın adını ilk defa duyuyordum; tanışmamıza aracılık ettiği ve o güzel akşamı organize ettiği için patronumuzun küçük kardeşi Hakan‘a kendi adıma teşekkür ederim.

Gönül Restoran, Yüreğir‘in Yavuzlar Mahallesi‘de, Aqualand‘in içinde geniş ve güzel bir mekan. Büyük bir otoparka sahip olduğu için park yeri sorunu çekmiyorsunuz. Ramazana özgü mü bilmiyorum ama anladığım kadarıyla baya kalabalık olabiliyor, bu yüzden gitmeden önce rezervasyon yaptırmanızı öneririm. »”Gönül Kebap”

Yorumlar (6)