Bir ülkede başbakan mahalle baskısının içki içmeyene uygulandığını söylüyor. Alkol kullanmayanlara zorla içki içirildiğini gören duyan varsa beri gelsin. Başbakanın, partisine ait bir belediyede zabıtaların içki satışı yapan bir büfeciyi tekme tokat dövdüğünden haberi yok sanırım.
Bir ülkede başbakan üniversite açılışında konuşuyor, “üniversiteler farklı görüşlerin bir arada yaşadığı yerlerdir, eğitimde fırsat eşitiğine zemin hazırlıyoruz” diyor. Aynı açılışta başbakanı protesto eden, düşüncelerini ifade etme derdinde olan üniversite öğrencilerine polisin müdahalesi ve öğrencilerin göz altına alınması fırsat eşitliğinden ve farklı görüşlere saygıdan bahseden başbakanı ilgilendirmiyor galiba.
Bir ülkede başbakan, şehitlere “kelle” dediği gerekçesiyle adil yargı tarafından 3 kuruşluk sembolik bir tazminat ödemeye mahkum ediliyor. Yine bu ülkede başbakanın ceza aldığı mahkemenin başkanı Adalet Bakanlığı tarafından görevi ihmal suçunu işlediği gerekçesiyle sanık olarak hakim karşısına çıkartılıyor. Bu ülkede haktan, hukuktan, adeletten bahseden birileri sürekli nutuklar atarken aslında “benim canımı acıtanın canını ben daha fazla yakarım” demek istiyor herhalde.
Bu ülkenin neresi olduğunu tahmin ettiniz mi?