Ağustos, 2008 arşivi

Trouble

Biraz eski bir parça ama bu da yıllandıkça tadı güzelleşenlerden, yıllar sonra dinlediğinizde bile sizi sarıp sarmalayabiliyor… Tıpkı sözlerinde olduğu gibi.

Coldplay‘in belki de en güzel şarkısı olan Trouble‘dan bahsediyorum. Piyanosuyla, insanı aynı anda hem huzurlu, hem karamsar hem de tuhaf bir şekilde umut dolu bir ruh haline sokan, sözleriyle alıp götüren bir Coldpaly şarkısı bu. Hele Chris Martin‘in “Sana hiç sorun yaratmak istemedim, sana hiç yanlış yapmak istemedim” derken insan ne düşüneceğini şaşırıyor. Pişmanlık, acı, düzelme umudu, yeni bir başlangıç…

Sözün özü, sevilesi bir şarkı. Trouble. Klibi de başka bir yazı konusu zaten. :)

Yorumlar (2)

Look No Further

Dido ile tanışmam üniversitedeki ilk yılıma denk düşer.

Güzel İngiliz müzisyen, albümünü aldığım ilk kadın sanatçı olma özelliğini taşır. Dido için “müzisyen” ve “sanatçı” sıfatlarını rahatlıkla kullanabilirim çünkü kendisi, besteci olan ağabeyi ile birlikte müzisyen bir ailede yetişmiş, derin bir müzik kültürüyle büyümüştür bildiğim kadarıyla.

Dido’nun sesini ilk, Eminem ile birlikte yaptığı düette “Thank You” derken duymama rağmen ne yalan söyleyim gerçek anlamda ilk tanışmam bir mp3 toplama CD’si ile olmuş, Dido’nun “No Angel” albümündeki 6 şarkıyı içeren bu toplamada, onun sesinden dinlediğim tüm parçaların beni derinden etkilemesiyle birlikte müzik marketin yolunu tutup albümünü satın almam gecikmemiştir. »”Look No Further”

Yorum yaz

Sevmek Ne Demek?

Az önce nişanlım aradı.

Neredeyse her akşam uzun uzun konuşan biz, bugün aramıza giren bir engel yüzünden hiç konuşamamıştık. Akşam saatlerinde dişçiyle olan randevusunda bir dişini çektirmek zorunda kaldığı için…

Az önce telefonda “Çok kanıyor…” diyebildi sadece. İçim cız etti. Son bir haftadır diş doktoruna gittiği her gün ve muayeneden çıktığı tüm anlarda olduğu gibi bir tuhaf hissettim; sanki hem fiziksel hem ruhsal anlamda acı verici bir durumla karşı karşıya kalmışım gibi. »”Sevmek Ne Demek?”

Yorum yaz

Metallica Bize Headbang Yaptırsana!

Bayıldım!

İşte bu!” diyorum, Metallica‘nın 12 Eylül’de yayınlanacak yeni albümü Death Magnetic‘ten çıkan 2. single’ı dinlerken: My Apocalypse.

İster “Old School” deyin, ister köklere dönüş olarak kabul edin, Damage Inc.‘e ya da Slayer‘a benzetin. “Metallica bu değil!” bile diyebilirsiniz. Ama benim için asıl önemli olan bu şarkıyla bal gibi head bang yapılabileceği!

‘91 öncesinin ruhu olmasa bile en azından dinamizmi geri dönmüş… Son olarak “Gel artık 12 Eylül!” diyebiliyorum sadece. :)

Şarkıyı dinleyebileceğiniz adres:
http://www.metallica.com/index.asp?item=601136

Yorum yaz

İnternette Ücretsiz E-Magazin Keyfi (Bölüm 1)

Yabancı dergilere karşı hep özel bir ilgim olmuştur; zaman zaman yurt dışından gelen çizgi romanları, magazinleri ve benzeri yayınları satan kitabevlerini ziyaret edip hoşuma gidenleri satın alırım. Bunlar da genellikle Marvel ve DC Comics serileri, Heavy Metal gibi uç, fantastik çizgi roman dergileri, teknoloji ve programlama içerikli süreli yayınlar olur.

Bilgisayar ve internetle tanıştığım günden bu yana, özellikle son bir kaç yıldır e-kitap, e-dergi furyasına ben de kapılmış durumdayım; ilgi çekici yabancı yayınları PDF ve diğer bazı formatlarda bulmak çok kolay bir hale geldi. Günümüzde, dergiler daha raflara düşmeden güncel sayıları bilgisayara indirip okumak mümkün; tabii yine de bunlar basılı kopyaların taratılmış örnekleri olduğu için formatta kalite kayıpları olabiliyor.

Bahsettiğim iş, doğal olarak yasal değil. »”İnternette Ücretsiz E-Magazin Keyfi (Bölüm 1)”

Yorumlar (1)

The Day That Never Comes

Sonunda!

Hiç gelmeyen gün geldi diyebilir miyiz?
Metallica‘nın yeni single’ı 21 Ağustos itibariyle tüm dünyada görücüye çıktı. Resmi sitelerinde farklı formatlarda dinlenebilmekle birlikte an itibariyle MySpace sayfalarında ikiyüzbin kez dinlenmiş görünüyor.

“The Day That Never Comes”, yavaş başlıyor, temiz vokalle devam ediyor, bu haliyle Load albümünden bir şarkıymış gibi görünüyor… Hatta biraz daha ileri gidip yer yer Nickelback tadı verdiği bile söylenebilir. Ama kazın ayağı öyle değil! »”The Day That Never Comes”

Yorum yaz

Sadece Senin Keşfetmediğin Bir Site

An gelir, bir site karşınıza çıkar ve “nasıl oldu da ben bu siteyi daha önce görmedim” diye kendinize sorma ihtiyacı hissedersiniz. “Bobiler.örg” böyle bir site, daha doğrusu bir web topluluğu işte. 2001 yılından bu yana farklı adlarla oluşumunu devam ettirmiş matrak bir komün, Bobiler. »”Sadece Senin Keşfetmediğin Bir Site”

Yorum yaz

Bir Takım Adamlar Kafayı Yedi!

Bu arkadaşların ne yapmaya çalıştığını bilen, duyan, anlayan varsa beri gelsin:

http://www.kafayiyedik.biz/

Bir kısmını tanırım, doğrusunu söylemek gerekirse birini tanırım. Hatırladığım kadarıyla aklı başında mantıklı bir adamdır ama şimdi “deliye her gün bayram” misali gün gün “delicesine” girdiler yazıp duruyor.

Sanırım beyaz yakalıların terapiye ihtiyacı var… Her ne kadar kendileri “biz böyle iyiyiz hacı” deseler de. :)

Aslına bakarsanız, hepimizin kafası iyi, bilişimci olmanın dayanılmaz hafifliğiyle sallanıp duruyoruz işte…

Yorum yaz

Ölüm Mıktasından Kurtuluş Var Mı?

Bence yok…

Metallica ne yaparsa yapsın iyisini yapıyor. Grubun yeni albümü Death Magnetic‘in 12 Eylül olan çıkış tarihi yaklaştıkça albümden yeni materyaller de bir bir ortaya çıkmaya başladı.

Sıkı bir Metallica takipçisiyseniz zaten “Mission: Metallica” sitesinden gelişmeleri izleyebileceğinizi biliyorsunuzdur. Geçenlerde yine internet üzerinden yayınlanan bir kayıt ise albümdeki şarkılar arasından gün yüzüne çıkan ve tamamlanmış hali ilk defa Metallica tarafından çalınan tek şarkı olma özelliğini taşıyor… »”Ölüm Mıktasından Kurtuluş Var Mı?”

Yorumlar (2)

Hatırlama Üzerine

Yıllar önce okuduğum QBasic ile ilgili bir kitabın ekindeki “Nasıl İyi Programcı Olunur?” konulu uzun yazıdan çok etkilenip benzer bir deneme yazmıştım; şimdi kaynak göstermeyi çok isteyip de gösteremediğim materyallerden biridir denememe esin kaynağı olan bu yazı ve içinde bulunduğu kitap.

Geçenlerde Ceviz.Net‘te gezinirken kendi yazdığım yazıyla “Genel Programlama” bölümünün altında karşılaştım. Aslında ilk karşılaşmam bu değildi ama aradan uzun zaman geçtiği için unutmuşum. İnsanın hafızası yeni verilere yer açmak için eskileri daha zor erişilir uç noktalara gönderebiliyor. İyi ki internet, bilgisayar yazılımları ve veritabanı sistemleri var, bu sayede aklınızdan tamamen çıkmış yıllar öncesinden kalma bir bilgiyle internette sörf yaparken birden bire karşılaşabiliyorsunuz.

Nesneler ilk kez deneyimlendikleri zamanı hatırlatma gibi bir özelliğe sahip, hem de ani bir şekilde; Ceviz’deki yazımın başlığını ilk okuduğum anda yazıyı yazdığım günlere geri dönmem bundan olsa gerek.

Programcılığa başlamak isteyenler için iyi bir “başlamadan-önce-bunu-oku” yazısı olacağına inandığım denememi biraz daha basitleştirerek günceme taşımam iyi olur diye düşünüyorum; tabii Ceviz’dekiler de izin verirse. :) Önce şu “Ceviz.Net Hizmet Sözleşmesi” ni bir okuyalım bakalım.

Görüşürüz…

Yorum yaz