Transformers 2: Görsel Efektlerin İntikamı

TransfomersBu Michael Bay denen adama film çektirmemek lazım!

Sinema ruhundan bu kadar yoksun, sırf gişe için çekildiği her halinden belli olan ve insanı “bay” makta üzerine olmayan filmler hep onun elinden çıkıyor. Çocukluğumuzun efsanelerinden Transformers’ı katleden işlerde de imzası olan, ne yazık ki yine kendisi.

Geçenlerde “Transformers 2: Revenge Of The Fallen” ı izlemeye gittim, ilk filmi de sinemada izlemiş ve beğenmemiş biri olarak, biraz da bazı eleştirmenlerin “bu sefer ne olup bittiğini anlayabiliyorsunuz” anlamına gelebilecek açıklamalarına kanıp… İkinci Transformers, ilkine oranla robot sayısını, patlamayı, gürültüyü ve aksiyonun dozunu arttıran bir yapım olmuş ama bu onun gerçekten “olmasına” yetmiş mi? Koca bir hayır! »”Transformers 2: Görsel Efektlerin İntikamı” yazısını okumaya devam edin

Bu yazıyı paylaş:
  • Print this article!
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • YahooMyWeb
  • Live
  • Digg
  • del.icio.us
  • Furl
  • Technorati
  • Yigg
  • Sphinn
  • Mixx
  • Slashdot

Yorum yazın

Kabusum Oldun TTNet…

TTNet Kaçan İnternetAh, güzel yurdumuz şöyle baştan başa fiber kablolarla döşense de mahkum bırakıldığımız şu ADSL eziyetinden kurtulsak… Ama şimdilik Telcom’un pilot bölge seçtiği süper-lüks sitelerden 500-600 bin liraya daire satın almadığımız sürece torunlarımızın göreceği bir hayal olarak kalıyor ucuz ve hızlı internet düşüncesi.

Yaklaşık 2 hafta önce TTNet’in sınırsız 8 Mbit ADSL paketine geçiş yaptım, pahalı falan ama en azından şöyle ağız tadıyla sörf yapar, dosya indirir, icabında upload’ları coştururum umuduyla… İlk bir hafta gerçekten de tazecik umutlarımı yeşillendiren bir bağlantı hızına sahiptim; farklı sunucuları seçerek yaptığım hız testlerinde, upload oranım düşük olsa da genel olarak 8 Mbit’e yakın download değerleri yakaladım. FlashGet, JDownloder gibi dosya indirme yöneticilerini kullanarak Rapidshare premium hesabıyla ortalama 700-800, bazen de 900 Kbit indirme hızına ulaştığım oldu (tabi bu değerleri almamda Rapidshare sunucularının inanılmaz bant genişliği de etkin rol oynadı; diğer kaynaklardan yaptığım indirmeler en fazla 600 Kbit civarlarında sınırlı kaldı ki buna da şükür demek lazım). »”Kabusum Oldun TTNet…” yazısını okumaya devam edin

Bu yazıyı paylaş:
  • Print this article!
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • YahooMyWeb
  • Live
  • Digg
  • del.icio.us
  • Furl
  • Technorati
  • Yigg
  • Sphinn
  • Mixx
  • Slashdot

Yorum yazın

Masaüstüne Kuruldum, Ben Sana Vuruldum

Bilen bilir, işte de evde de dizüstü bilgisayarlarla çalıştım uzunca bir süre…

Günümüzde süper-ince ya da süper-hafif dizüstüleri ya da “netbook” tabir edilen yeni türü saymazsak genel çoğunluğu oluşturan standart dizüstülerin pek taşınabilir aygıtlar olduğu söylenemez (arabam olmadığı için şirket bilgisayarını işten-eve yaptığım zamanlarda sol omzumun çökmesine, sırtımın kamburlaşmasına neden olan bu hantal alete az söylenmedim).

Dizüstünü sık sık taşımak zorunda değilseniz ve cihazı sadece masanızın üzerinde iş/ofis bilgisayarı olarak kullanıyorsanız da herşey öyle güllük gülüstanlık olmuyor ne yazık ki; eşdeğer gibi görünen ortalama bir masaüstü bilgisayara göre zayıf kalan performansı, uzun süre kullanımda gözü zorlayan ekranı ve yine saatlerce açıkken yaşanan, her an için alev almasına neden olacakmış gibi hissettiren ısınma sorunuyla dizüstü bilgisayarlar çalışması pek keyifli olmayan bir teknoloji. »”Masaüstüne Kuruldum, Ben Sana Vuruldum” yazısını okumaya devam edin

Bu yazıyı paylaş:
  • Print this article!
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • YahooMyWeb
  • Live
  • Digg
  • del.icio.us
  • Furl
  • Technorati
  • Yigg
  • Sphinn
  • Mixx
  • Slashdot

Yorum yazın

Sony PSP’mi Sattım (Kelepir UMD İsteyen?)

PSP 3000 modeli portatif eğlence üssüyle keyifli  zamanlar geçirdim, kabul ediyorum.

Ama ne yalan söyleyim teknoloji düşkünü biri olmama rağmen en cilalı teknolojik aletlerle bile en fazla 2 ay ilişki kurabiliyorum (buradan tüm o eski iPhone ve iPod’larıma, Symbian’lı ve Windows Mobile’lı cep telefonlarıma ve sıkıntılı zamanlarımda beni yalnız bırakmayan oyun konsollarıma selam olsun); bu yüzden PSP’nin ömrü de fazla olmadı, bir kaç hafta deliler gibi Tomb Raider ve God Of War “kastığım” bu piyano siyahı sevgilimle, biraz da işlerimin yoğunluğu yüzünden yollarımı ayırmak zorunda kaldım.

Cihazı, kendisi için aldığım tüm ekipmanla birlikte GittiGidiyor üzerinden iyi bir fiyata satmayı başardım. Promosyon olarak yurtdışında getirttiğim orjinal UMD oyunları da veriyordum ama yoğun bir mesaj trafiğinin ardından anlaştığım ve ilanı erken sonlandırmamı sağlayan alıcı onları istemeyince oyunlar elimde kaldı. »”Sony PSP’mi Sattım (Kelepir UMD İsteyen?)” yazısını okumaya devam edin

Bu yazıyı paylaş:
  • Print this article!
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • YahooMyWeb
  • Live
  • Digg
  • del.icio.us
  • Furl
  • Technorati
  • Yigg
  • Sphinn
  • Mixx
  • Slashdot

Yorum yazın

Döndüm

Yaklaşık 3 ay önce kısa bir ara deyip günlüğüme yolu düşen insanları yeni bir adrese yönlendirmiştim. Neden olarak ise tek bir günlükte her telden yazmanın artık beni cezbetmemesini göstermiştim.

Yanılmışım. Web günlükleri her telden yazmak içinmiş! Bu nedenle her konu başlığını ayrı bir adreste toplayacağım “Ersino” projesi ve onun ilk alt domaini benim açımdan bir başarısızlık örneği oldu; ne yazık ki “Kemal Ersin Yılmaz” adı altındayken  günlük tutma işine gösterebildiğim ilginin yarısını bile gösteremedim Ersino’ya.

Eee, ne derler bilirsiniz; tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıymış. Ne yaşarsanız yaşayın bazen ilk göz ağrıları sığınılacak en güvenli liman oluyor; geri döndüğünüzde size kucak açacak bir yuvanız olduğunu bilmeniz gibi rahatlatıcı bir duygu, aklınızdan ve yüreğinizden kattığınız şeylerle oluşturduğunuz bir günlüğünüzün olması.

Neyse… Bir geri dönüş yazısı için bu kadar gevezelik fazla.

Öyleyse, kaldığımız yerden devam!

Bu yazıyı paylaş:
  • Print this article!
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • YahooMyWeb
  • Live
  • Digg
  • del.icio.us
  • Furl
  • Technorati
  • Yigg
  • Sphinn
  • Mixx
  • Slashdot

Yorumlar (2)

İnternetten Para Kazanmak

Kişisel günlüğüne reklam alarak mı?
Oturduğun yerden sadece reklamlara tıklayarak mı yoksa…
Ya da saadet zinciri türevlerinden e-kitap alıp satarak olabilir mi?
Bilemedin, sadece e-posta olarak gelen reklamları okursun, bir kaç site gezersin… »”İnternetten Para Kazanmak” yazısını okumaya devam edin

Bu yazıyı paylaş:
  • Print this article!
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • YahooMyWeb
  • Live
  • Digg
  • del.icio.us
  • Furl
  • Technorati
  • Yigg
  • Sphinn
  • Mixx
  • Slashdot

Yorumlar (1)

Poster Süslü Ofis Duvarları

Rock'n Roll Pin Up Girl

Yaptım!

Sonunda yazılım ofisinin bodrum katındaki soğuk ve tenha çalışma odasının duvarına dev bir poster yapıştırdım.

Hem de ev yapımı, el emeği göz nuru… Hem de Rock’n Roll tarzı! Sıcak sıcak kendi yazıcımdan çıkarıp getirdim ve duvara astım… Daha ne olsun?

Buyrun işte o fotoğraflar: »”Poster Süslü Ofis Duvarları” yazısını okumaya devam edin

Bu yazıyı paylaş:
  • Print this article!
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • YahooMyWeb
  • Live
  • Digg
  • del.icio.us
  • Furl
  • Technorati
  • Yigg
  • Sphinn
  • Mixx
  • Slashdot

Yorumlar (1)

Evde Poster Yapımı

Nine Hertz PosterPoster Süslü Duvarlar” başlıklı yazımda duvarlarımı tablo ve posterlerle süslemek istediğimden bahsetmiştim.

İnternette poster ve çerçeve satışı yapan siteler var. Kaldırımlarda bile poster satan karaborsacılar görüyoruz. Bahsettiğim yazıyı yayınladığım sıralarda poster siparişi vermek üzereydim. Ama doğrusunu isterseniz çerçeveli posterlerin fiyatı biraz fazla gelince almaktan vazgeçtim. Aslında eşimin aile ekonomisi konusundaki şiddetli brifinglerinden birine maruz kalmak istemedim desem daha doğru olur. :)

Bu sıralarda internette araştırma yaparken poster yapma sitelerinden birine rastladım. “Block Posters” adındaki bu sitenin amacı basitçe siteye yüklediğiniz resim dosyalarını istediğiniz sayıda A4 parçaya ayırarak bu parçaları bastırabileceğiniz bir PDF belgesi haline getirmek. Ne yalan söyleyim, sitedeki galeriye gönderilen çalışmaları da inceleyince fikir son derece cazip göründü. »”Evde Poster Yapımı” yazısını okumaya devam edin

Bu yazıyı paylaş:
  • Print this article!
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • YahooMyWeb
  • Live
  • Digg
  • del.icio.us
  • Furl
  • Technorati
  • Yigg
  • Sphinn
  • Mixx
  • Slashdot

Yorumlar (1)

Photoshop Güzeli

Videoyu Wolkanca‘da gördüm. Aslında daha önce Youtube, Facebook gibi farklı kaynaklarda da izlemiştim bu videoyu ama blogumda yayınlama isteğine, Wolkanca’yı okurken kapıldım.

Özetle, Photoshop’la yapılabileceklerin “iş üstündeki” kanıtı olan bu videoda hünerli eller, aşırı kilolu bir kadının fotoğrafı üzerinde çalışarak kadını incecik, kusursuz fiziğe sahip bir görünüme büründürüyor. Fotoğraflarına imrenerek baktığınız fotomodellerin gerçekten o kadar kusursuz olabilecekleri mi düşünüyorsunuz? :)

Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

Not: Biraz yavaş yüklenebilir; yükleme göstergesi kaybolana kadar bekleyin.

Bu yazıyı paylaş:
  • Print this article!
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • YahooMyWeb
  • Live
  • Digg
  • del.icio.us
  • Furl
  • Technorati
  • Yigg
  • Sphinn
  • Mixx
  • Slashdot

Yorum yazın

Ünlü İnsanlar Görüyorum

Bruce WillisBunu yazmazsam ölürüm!

Sabah işe geldiğim dolmuşta Bruce Willis ile birlikte yolculuk ettim. Bildiğin “Zor Ölüm” Bruce işte. Gerçi 50’sini devirmesine rağmen biraz “Mavi Ay” zamanlarındaki haline benziyordu. Kel sayılmazdı ama alnının üzerinde bir tutam saç vardı sadece. Gençleşmiş. “Sırrın ne Bruce?” diye sorma fırsatım olmadı çünkü o an kafamın içinde “Adana“, “Topel dolmuşu”, “Bruce Willis?” sözcükleri birbiriyle çarpışıp duruyordu. »”Ünlü İnsanlar Görüyorum” yazısını okumaya devam edin

Bu yazıyı paylaş:
  • Print this article!
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • YahooMyWeb
  • Live
  • Digg
  • del.icio.us
  • Furl
  • Technorati
  • Yigg
  • Sphinn
  • Mixx
  • Slashdot

Yorum yazın